İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziyadin Çakır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Manisa’da meydana gelen depremin İstanbul’da da hissedilmesinin normal olduğunu söyledi. Merkez üssüyle İstanbul arasındaki mesafeye bakıldığında depremin meydana geldiği derinliğin de önemsizleştiğini ifade eden Çakır, küçük depremlerin yakın mesafelerde, büyük depremlerin ise uzak mesafelerde hissedilebileceğini dile getirdi.

İstanbul’da bazı ilçelerin diğerlerine göre depremi daha fazla hissetmesinin ise zeminle alakalı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çakır, “Kötü zeminler deprem dalgalarını büyütüyor, normalden fazla hissedilmesine neden oluyor. Depremin daha fazla hissedildiği yerler zemini problemli yerler.” dedi.

“Gözardı edilecek bir deprem değil”

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Okan Tüysüz de Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün depremin büyüklüğünü 5,6 olarak açıkladığını, bunun da “gözardı edilecek bir deprem” olmadığını kaydetti. Kütahya’nın Simav ilçesinde 19 Mayıs 2011’de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depremin ardından da İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bazı binalarda ince çatlaklar oluştuğunu anlatan Tüysüz, “Manisa’daki son deprem, yaklaşık 3 bin 800 ton dinamit patlamasına eşdeğer.” dedi.

Tüysüz, depremin İstanbul’da bazı bölgelerde daha fazla hissedilmesinde ise bölgenin zemininin etkili olduğunu ifade ederek, depreme nerede olunursa olunsun hazırlıklı olmak gerektiğini sözlerine ekledi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz